25. Hafta

Bu haftada;

Baş çapı: 62 mm.

Baş çevresi: 230 mm.

Karın çevresi: 204 mm.

Üst bacak kemiği uzunluğu: 46 mm.

Bebeğinizin ağırlığı: 790 gr.

Bebeğinizin boyu: 31 cm.

169. Gün

Artık burun delikleri açılmaya başladığı ve bedeni doğduğunda ciğerlerine hava çekmeye hazırlandığı için bebeğiniz periyodik olarak kaslarıyla nefes alma hareketi yapar. Bu nefes alma hareketleri akciğerlerin gelişimini hızlandırır ve ultrasonda görülebilir. Yeteri kadar dinlenebilmek için programınızda ayarlama yapmanız gerekebilir.

15. ve 28. haftalar arasında amniyotik sıvı hacmi haftada ortalama 50 ml artar. Bu miktar hamileliğin ilk on beş haftasındaki artışın iki katıdır.

Yemeden önce sebze ve meyvelerin kabuklarını soyarak ya da çiğ mamulleri akar suyun altında yıkayarak gıdaya bağlı hastalık olasılığını önleyin. Gerekiyorsa, yüzeydeki kirlerden arındırmak için bir sebze fırçası kullanın.

Bebeğiniz doğduktan sonra kendinize tek başına geçireceğiniz biraz zaman ayırmaktan çekinmeyin. Eğer bakmak istemiyorsanız, telefonu fişten çekin ya da bırakın sizin yerinize telesekreter yanıtlasın. Ayrıca ihtiyaç hissettiğinizde kapınıza "rahatsız etmeyin" kartı asın.

170. Gün

Önümüzdeki iki gün içinde bebeğinizin akciğerinde hava keseleri oluşmaya başlayacak. Hava keseleri dokuz yıl daha oluşumunu sürdürür. 25. haftanın sonunda nefes alıp vermek genelde mümkündür, çünkü bronş tüplerinin uçlarında bir miktar hava kesesi oluşmuştur ve akciğer dokusu da kanla iyice beslenmektedir. Ayrıca hava keselerini kılcal damarlardan ayıran zar da oksijen-karbondioksit alışverişine olanak verecek kadar incedir.

Yağ tüketiminizi düşük tutarak ve bedeninizi yağ tulumuna çevirmeden hamileliğinizi sürdürmek için ihtiyaç duyduğunuz kadar kilo alırsınız. Tereyağ ve margarinden, kızartmalardan, yüksek kalorili salata soslarından, soslardan ve ağır tatlılardan uzak durun. Hayvansal yağ (kırmızı et, tavuk vs.) aynı zamanda A ve D vitamini de içerir. Böyle de olsa yağ çok az miktarda tüketilmelidir. Kesme tahtalarında temizlemesi zor çizikler oluştuğunda atıp yenisini alarak gıdaya bağlı hastalık olasılığını önleyin.

Bebeğinizin poposuna nemlendirici sürmek için altını değiştirdiğiniz yerde plastik bir spatula ya da tek kullanımlık eldivenler bulundurun. Bu ellerinizi temiz tutmanıza yardımcı olacak, bebek bezlerinin üzerindeki yapışkanların yapışma problemini de engelleyecektir.

171. Gün

Bebeğinizin akciğerleri "sürfaktan" adı verilen ve akciğer dokusunun yapışmasını önleyip hava keselerinin havayla şişmesine olanak veren bir madde salgılar.

Güneşe dikkatli çıkın. Cilt pigmentasyonunuzdaki her türlü değişiklik (özellikle de pençe pençe lekeler) güneşe çıktığınızda koyulaşır. Koruyucu kremler, şapka ve hafif uzun kollu giysiler size en iyi korumayı sağlar.

Dışarıda yediğinizde masaların, yemek takımlarının ve tuvaletlerin durumuna dikkat ederek gıdaya bağlı hastalık olasılığını önleyin. Eğer bunlar pis gözüküyorsa, başka bir yerde de yiyebilirsiniz.

 

19. yüzyılda Amerika'nın kırsal kesimlerinde doğumu yaptırana ailenin neye gücü yetiyorsa o verilirdi. Tavuk, bir tutam tütün ya da bir günlük işgücü. Kimi zaman ücret yerine kız çocuğa doğumu yaptıranın adı verilirdi.

Sallanan koltuk alın. Ahşap ya da metal olanları veya döşemeli tipleri mevcuttur. Bir bebeği sallamak onu sakinleştirir, sizi de rahatlatır ve sezaryenin ardından gelişen bazı rahatsızlıkları da geçirdiği söylenir. (Günde 60 dakika ya da daha uzun süre sallanın. Rahatlatır.)

172. Gün

Önümüzdeki dört gün içinde bebeğinizin görsel ve işitsel sistemlerinde beyin dalgası hareketleri başlayacak. Duyu sistemleri, doğumdan sonra girdileri yorumlamak için yararlı olacak şekilde beyinle bağlantılar geliştirecek. Beyin dalgası hareketlerinin varlığı, bebeğinizin gözlerinin bir ışık kaynağına rastladığını ya da kulaklarının sesli bir mesaj almış olduğunu gösterse de, henüz bunları kavraması mümkün değildir. Bu sistemin de tıpkı diğerleri gibi pratiğe ihtiyacı vardır.

Egzersiz yaparken yavaş olun ve zorlamayın. "Ne kadar acı o kadar kazanç" ifadesinde özetlenen egzersiz felsefesi hamilelikte geçerli değildir. Yoga, pilates ya da tai-chi ile özdeşleşmiş esneme, denge ve sıkılaştırma egzersizlerine yoğunlaşın. Egzersizlerinizin gebe kadınlara yönelik ve hamileliğinize uygun olduğundan emin olmalısınız. Herhangi bir egzersiz programına başlamadan, doktorunuza danışın.

Dışarıda yerken iyice pişmiş yemekler isteyerek ve iyice sıcak servis edilmiş olduğuna dikkat ederek gıdaya bağlı hastalık olasılığını önleyin.

Eşinizle bağlantınızın kopmaması için her gün günün bir kısmını birlikte vakit geçirmeye ayırın. Birlikte yürüyün, bir öğle yemeği ayarlayın, akşam yemeğe çıkın ya da her ne istiyorsanız onu yapın. Kısa süre sonra bir aile olacak olmanıza rağmen ilişkinizin "bir "çift" olarak devam etmesi bir ihtiyaçtır.

173. Gün

Artık kaşlar ve kirpikler genelde mevcuttur. Önümüzdeki bir iki gün içinde bebeğinizin el tırnakları görülebilir olacak. Bebeğinizin tırnakları uzarken sizinki de uzar. Dolaşım ve metabolizmadaki güçlenme sayesinde genellikle hamilelikte tırnaklar güçlü, uzun ve sağlıklı olur.

Kalan yemekleri hemen dolaba kaldırarak ve üç-dört gün içinde kullanarak gıdaya bağlı hastalık olasılığını önleyin. Buzdolabında üç-dört günden fazla bekletilen yiyecekler iyi görünse ve koksa da, bunları yemek güvenli olmayabilir ve atılması gerekir.

Doğumdan sonra lohusalık süresi değişik kültürlerde çok farklılık gösterir. Geleneksel olarak Kolombiya'da yaşayan Goajiro Kızılderililerinin kadınları ilk bebeklerini doğurduktan sonra bir ay yatakta dinlenir. Öte yandan Tierra del Fuego'da yaşayan Yahgan halkında yeni anne, doğumdan sonra bir gün dahi geçmeden yeniden kabilesiyle deniz kabuklusu toplamaya çıkar.

Bebeğinizin önceden kestirilebilir bir rutin izlemesine yardımcı olun. Böyle bir rutin tesis edildiğinde bebeğinizin rutinine de diğer aile bireylerininkine gösterilen saygı gösterilmelidir. Örneğin, sırf bir arkadaşınız ya da akrabanız ziyarete geldi ve bebeği görmek istiyor diye bebeği programlı (ya da ihtiyaç duyduğu) uykusundan uyandırmak sakıncalıdır. İnsanların yeni doğanla ilgilenmesi hoştur, ama bebeğin yetişkinlerin sosyal ihtiyaçlarına kendini uydurması yerine bebek kendilerini görmeye hazır olana kadar yetişkinlerin beklemesi daha kolaydır.

174. Gün

Bebeğiniz hâlâ zayıf ve 820 gr. Cildi buruş buruş ve kılcal damar adı verilen ince kan damarlarındaki kan görünür olduğundan rengi de pembeyle parlak kırmızı arası.
Kan dolaşımınızın iyi olması için sık sık pozisyon değiştirmeyi unutmayın.

Plasenta ve bebeğe giden dolaşım en çok sol tarafınıza yattığınızda fazla olur. Sabit bir konumda ayakta kalmaktan mümkünse kaçının. Eğer ayakta duracaksanız kısa süre durun. Ayağınızı yukarı kaldırarak oturun ve uzanabildiğinizde uzanın. 

Çabuk bozulan gıdaları en son alarak ve alışverişten sonra hemen eve getirerek gıdaya bağlı hastalık olasılığını önleyin. Çabuk bozulan yiyecekleri satın aldıktan sonra iki saat içinde ya da sıcaklık 32 derecenin üzerindeyse bir saat içinde buzdolabına kaldırın. Buzdolabındaki sıcaklık 4,5 derecenin altında olmalıdır. Eksi 18 derecenin altında dondurabilirsiniz de.

Doğduğu andan itibaren bebeğinize yoğun bir sevgi hissetmezseniz endişelenmeyin. Bir bebeğe ilk başta duyulan hisler oldukça karışık olabilir. Annelik babalık sevgisinin gelişmesi için genelde haftalar hatta aylar geçer. O halde birbirinizi tanımanın ve çocuğunuzla aranızda hep sürecek bağın keyfini çıkarın.

 

175. Gün

Bu, bebeğinizin hayatında önemli bir aydır. Rahminizde geçireceği sürenin üçte ikisini tamamlamıştır. Önümüzdeki üç ayda bebek giderek böyle bir bağ olmaksızın hayatta kalma yeteneğine sahip olacaktır. Gebeliğin bu altı ayının sonunda bebeğinizin boyu en az 230 mm. Bebeğinizin cildinde doğumda 500.000 kıl kesesi bulunur. Bu kıl keseleri bu ay oluşmaya başlar.

Gebelik süresince yükselip yükselmediğine bakmak için tansiyonunuzu izlemeniz önemlidir. 20. haftadan sonra tansiyon yükselmesi çok yaygındır ve tüm gebe kadınların yaklaşık yüzde 7'sini etkiler. İdrarda protein atılmasıyla görülen yüksek tansiyona preeklampsi adı verilir. Hamilelikte yüksek tansiyona eşlik eden sara benzeri nöbetelere eklampsi denir.

Et, tavuk, balık ve deniz kabukluları gibi gıdaları buzdolabında, mikrodalgada ya da her 30 dakikada bir değiştireceğiniz soğuk suda (böylelikle yüzey soğuk kalır) çözdürerek gıdaya bağlı hastalık olasılığını önleyin. Çözdürdükten hemen sonra pişirin.